MUST

*Must bir şeyin yapılmasının gerekli olduğunu söylemek için kullanılır. Türkçe'deki -meli, -malı ekine karşılık gelmektedir.

- You must pay the bill before you leave the restaurant.
(Restarondan ayrılmadan önce hesabı ödemelisin.)

- You must visit the art gallery. The paintings are wonderful there.
(Sanat galerisini ziyaret etmelisin. Orada resimler harika)

- You must do your homework.
(Ev ödevini yapmalısın.)

- You are ill, you must see the doctor.
(Hastasın, doktora görünmelisin.)

- Children must keep their rooms tidy.
(Çocuklar odalarını toplu tutmalıdır.)


*Must'ın ikinci bir kullanım yeri de, kendimizin için yapılması gerekli ve faydalı şeyler için söylediğimiz cümlelerdir.

- I am really tired. I must go home now.
(Gerçekten yorgunum. Şimdi eve gitmeliyim.)

- Tomorrow is Jill's birthday, we must buy her a present.
(Yarın Jill"in doğumgünü, ona hediye almalıyız)


MUSTN'T

*Mustn't ile insanlara ne yapmamaları gerektiğini söyleriz.

- You mustn't tell lies.
(Yalan söylememelisin.)

- You mustn't be late for school.
(Okula geç kalmamalısın.)

- You mustn't eat food in class.
(Sınıfta yiyecek yememelisin)

*Şimdiki ve gelecekteki ifadeler için kullanırız.

- You must take your umbrella tomorrow.
(Yarın şemsiyeni almalısın.)

- We must go on holiday next month.
(Gelecek ay tatile çıkmalıyız.)