DEVLETİN ADI: Güney Afrika Cumhûriyeti
BAŞŞEHRİ: Cape Town(Yaşama),Pretoria(Yürütme),Bloem Fontein (Yargı)
NÜFUSU: 38.160.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 1.125.815 km2
RESMİ DİLİ: Afrikaner, İngilizce
DİNİ: Hıristiyanlık, İslâmiyet
PARA BİRİMİ: Rand
Afrika kıtasının güney ucunda 22°10'-34°55' güney enlemleri ile 16°30'-32°55' doğu boylamları arasında yer alan ülke. Afrika'nın güneyinin yaklaşık yarısını kaplar. Güneybatıda Atlas Okyanusu, güney ve doğuda Hint Okyanusu, kuzeydoğuda Swaziland, Mozambik ve Rodezya, kuzeyde Botswana, kuzeybatıda Namibya ile çevrili olan Güney Afrika Cumhûriyetinin sınırları içerisinde, topraklarının ortadoğu kesiminde Lesotho Devleti bulunmaktadır. Dünyâda, ırk ayrımının en şiddetli bir şekilde vukû bulduğu ülke olması ile tanınmaktadır. Târihi On beşinci asır öncesinde Avrupalılar için meçhul olan ülke, 1488'de Bartholomeu Dias'ın Ümit Burnunu geçmesi ile tanındı. Avrupalılar için yeni bir Hindistan yolu olan Ümit Burnu, stratejik bir önem kazandı. Güney Afrika hakkında târihî bilgiler bu târihten sonra başlar. Avrupa ile Hindistan arasında seferler yapan İspanyol, Hollandalı, Portekizli ve İngiliz gemiciler için Güney Afrika sâhilleri bir uğrak noktası olmuştur. Hollandalı, Jan Von Riebeek isimli bir doktor, 1652 senesinde çalışmakta olduğu Hollanda-Doğu Hindistan Şirketi adına Güney Afrika sâhilerindeki şimdiki Cape Town şehrinin bulunduğu Tavola Körfezinde, ticâret gemileri için depo ve levâzım istasyonu kurdu. On yedinci yüzyılın ortasında kurulan bu ticârî üs aynı yüzyılın sonlarında koloni (sömürge) hâline getirildi. Bu ülke topraklarını sömürge yapmak isteyen İngilizler, Fransızların bölgeyi işgâl etmelerini engellemek perdesi arkasında, bölgeyi işgâl ettiler ve kendi sömürgeleri arasına kattılar. Bu işgâl, sözkonusu Avrupa devletleri arasında 1815 senesinde yapılan bir anlaşma ile kabul edildi. Avrupalıların buralarda ilk sömürge kurmaları esnâsında yerli halka karşı yapılan ırk ayrımı politikası, 1807'de İngilizlerin çıkarttığı kânunla kaldırıldı. Fakat azınlıkta olan Boer adı verilen çiftçiler tarafından ırk ayrımı şiddetle tatbik edildi. Bu kânunun kalkmaması karşısında Boerler, 1836'da sömürge topraklarından ayrılarak iç kısımlara doğru göç ettiler ve ırkçılıklarını buralarda sürdürdüler. İngiltere sömürgesinden sırasıyla 1852 ve 1854 senesinde Orange ve Transvaal adı ile iç işlerinde bağımsız yeni iki sömürge kuruldu. İç kesimlere yerleşen Boerlerle İngilizler arasında ilk zamanlar mevcut olan ılımlılık, gün geçtikçe soğuk harbe ve nihâyet iki Boer Devletinin İngiltere'ye savaş îlânı ile sıcak harbe dönüştü. Sömürgeci İngiltere ile ırkçı Boerler arasındaki kanlı savaşlar, 1902 senesinde İngilizlerin kesin gâlibiyeti ile nihâyet buldu. İngiltere buraları iç işlerinde bağımsız birer sömürge olarak îlân ve savaş tazminatı ödemeğe mahkûm etti. İki İngiliz sömürgesine (Orange ve Transvaal) iki de Boer devleti katılınca (bunlar iç işlerinde bağımsız), Güney Afrika dört devletten müteşekkil bir federasyon oldu. Birinci Dünyâ Savaşından sonra her geçen gün ağırlık kazanan ırkçılık, 1924'te başa geçen General Herzog'un zamânında çıkarılan kânunlarla meşru hale getirildi. General Herzog 1934 senesinde çıkarttığı kânunlarla zencilerin yurttaşlık ve siyâsî haklarını ellerinden aldı. İkinci Dünyâ Savaşından sonra bu ırkçı politika şiddetini artırarak devâm etmiştir. 1948'de Dr. Molan'ın iktidara gelmesi ile mevcut ırkçı politika had safhaya vardı. Çeşitli dünyâ ülkelerinden yapılan baskılara rağmen, Güney Afrika Cumhûriyeti iktidarları, ırkçı politikadan vazgeçmediler. Ülke bu politikalarını terk etmemek pahasına Milletlerarası bâzı teşkilâtlardan ayrıldı. 1961'de ayrıldığı Commonwealth İngiliz Milletler Topluluğu teşkilâtı da bunlardandır. 1968'de öğrencilerin düzenledikleri ırk ayırımına karşı gösterileri din yetkililerince de desteklendi. Bunun üzerine hükûmet, askerleri en yeni silâhlarla donattı. Güvenlik kuvvetlerini ve istihbârat teşkilâtını kuvvetlendirdi. Böylece Afrika'daki diğer devletlere karşı da üstünlük sağladı. 1969'da Birleşmiş Milletlerin Namibya'dan çekilmesi isteğini reddetti. Namibya, Güney Afrika Cumhûriyetinin fiîlen bir eyâleti oldu. Irk ayrımını burada da uyguladı. Dünyâ devletleri arasında yalnız kalan Güney Afrika Cumhûriyeti, 1970'ten sonra Afrika Devletleri arasında taraftar kazanmak için bâzıları ile ilişkiler kurmaya çalıştı. 1976'daki zenci hareketlerinde yüzlerce zenci öldürüldü. Devâm eden baskı ve öldürmeler üzerine, BM Güvenlik Konseyi, Güney Afrika Cumhûriyetine silâh satışını yasakladı (1977). Milletlerarası ilişkileri hemen hemen kopma noktasına gelen yönetim, sert ırkçı yönetiminden tâvizler vermeye başladı. Zencilere sendika kurma hakkı tanındı (1979). 1982'de Namibya'nın sömürgelikten kurtulmak için başlattığı hareket, ülkeyi yeniden karıştırdı. Sorgusuz, yargısız öldürmeler başladı. Yeni anayasa yapılarak başkanlık sistemine geçildi. Buna rağmen ülkedeki çatışmalar durmadı. Cumhurbaşkanı P.W. Botha, ülkesini milletlerarası yalnızlıktan kurtarmak için çeşitli ülkeleri ziyâret etti ve bunda başarı sağladı. Zenci çoğunluğun sesi, baskı ve zulümle susturuldu. Komşu devletlere saldırılar başladı. Cumhurbaşkanı Botha, lideri bulunduğu Ulusal Parti içinde meydana gelen muhâlefetin de tesiriyle 1989 Ağustosunda istifâ etmek mecburiyetinde kaldı. Yerine Frederik W de Klerk geçti. Eylül 1989 seçimlerinde seçme hakkı bulunmayan zenciler ülke çapında büyük grev yaptılar. Zencilere karşı yumuşama politikası uygulayan Cumhurbaşkanı de Klerk Şubat 1990'da meclisi açarken yaptığı konuşmada Afrika Millî Konseyi, Afrika Komünist Partisi ve 33 muhâlefet örgütü hakkında bulunan yasağın kaldırıldığını açıkladı. Ayrıca 1962'den beri hapiste bulunan zenci lider Nelson Mandela serbest bırakıldı. Afrika Millî Konseyi 1991 senesi 'İktidârın halka devredilmesi için doplu eylem yılı' îlân etti. Aynı sene yapılan Afrika Millî Konseyi toplantısında Nelson Mandela başkanlığa seçildi. Irk ayrımı politikasındaki bu yumuşama sebebiyle birçok ülke Güney Afrika'ya uyguladığı ekonomik müeyyideleri kaldırdı. Komşularıyla arasındaki gerginlik de yumuşadı. Zenciler arasındaki şiddet olayları zaman zaman önemli boyutlara ulaşmaktadır. Fizikî Yapı Fizikî yapı olarak Güney Afrika Cumhûriyeti, sâde bir görünüşe sâhiptir. Ortalama yüksekliği 1200 m'yi bulan geniş yayla, fizikî görünüşün ana hatlarını çizer. Ülkenin üzerinde bulunduğu 1.123.226 km2lik toprak parçasında göze çarpan tek dağ silsilesi, güneyde Ümit Burnu bölgesinde yer almaktadır. Denizlerdeki kıyı şeridi oldukça dar bir yapıya sâhiptir. Kıyı şeridi dik yamaçlarla dağ ve yayla bölgesine bağlanır. Bu dik yamaçlı fizikî yapıya bol miktarda teras ve kayalıklar iştirak ederler. Güneydeki Cape Town bölgesinin kuzeyindeki dağlar, kuzey-güney doğrultusunda uzanır. Bu bölgedeki yükseltilerin eski çağlarda yer tabakalarının kırılmaları netîcesinde ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Dağların en önemlileri Nuweveld Dağları, Sneeub Dağları ve Draken Dağlarıdır. Draken Dağları en fazla yüksekliğe sâhib olan dağlar olup, en yüksek noktası Sources Dağıdır (3299 m). İç bölgelerde arâzi yumuşak bir eğime sâhiptir. Orta bölgelerde yer alan geniş yaylalar, çoğu bölgelerde akarsuların meydana getirdiği derin vâdilerle bölünür. Bâzı küçük dağ sıraları küçük ve büyük Karau ovalarını çevreler. 1200 m yükseklikteki yayla, çok büyük bir tabak şeklindedir. Kuzeybatıda Kalahari Çölünün güney ucu ile batı bölgelerinde Namib Çölünün bir kısmı yer alır. Akarsular bakımından oldukça zengindir. Denize yakın dağların dış yamaçlarından doğan akarsular, kısa bir yatağa sahiptirler. Fakat bu ırmaklar su bakımından daha zengin, hızlı ve düzensiz bir akışa sâhiptir. Ülkedeki akarsulardan en önemlisi olan Orange, ülkenin belli başlı ırmaklarından Karai, Caledon ve Vaal'i de alarak Atlas Okyanusuna dökülür. Hint Okyanusuna dökülen en önemli akarsu, Limpoopo Nehridir. Bunlardan başka Krokodilrivier, Komati, Pongola, Umfolazı, Tugela, Umzimkulu, Umzimvulu, Ker, Groot Visrivier, Sondağ, Grootrivior ve Gourits nehirleri Hint Okyanusuna dökülen önemli akarsulardır. Ülkenin en büyük akarsuyu Atlas Okyanusuna dökülmektedir. Akarsuları ulaşıma elverişli bir yapıya sâhip değildir. Kıyılarda körfez ve burun miktarı çok az olup, bu sebepten tabiî liman olabilecek yerleri hemen hemen yok denecek kadar azdır. Tabiî gölleri oldukça azdır. Bunlar arasında önemli bir büyüklüğe sâhib olanı ise yoktur. İklim Umûmiyetle tropik ve subtropik (ılıman) bir iklim ülkeye hâkimdir. Afrika'nın diğer bölgelerine nazaran iklim daha yumuşaktır. Bu sebepten dolayı Avrupalılar buraya yerleşmişler ve bu bölgeye uzun zaman hâkim olmuşlardır. İklimin mûtedil olmasındaki en büyük tesir bulunduğu yer ve etrâfındaki denizlerdir. Güney Afrika'da hiçbir yer denizden 800 km uzak değildir. Ortalama sıcaklık kuzey ve güneyde dikkati çekecek kadar düzgündür. Batı kıyısı, Benguela soğuk su akıntısının, Doğu kıyısı ise Mozambik sıcak su akıntısının etkisindedir. Batı kıyılarındaki Port Nolloth'da senelik sıcaklık ortalaması 13°C civârındayken, doğudaki Durban'da bu ortalama 20°C'dir. Ümit Burnunda Akdeniz iklimi özellikleri görülür. Bu bölgede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçmektedir. Kış mevsimi ancak 150 gün kadar sürer. Yaz mevsimi altı ay gibi uzun bir süre devâm eder. Yağışlar umûmiyetle yaz mevsimlerinde görülür. Bölgelere göre senelik yağış ortalaması büyük farklılık gösterir. Doğu bölgelerinde 1143-1270 mm olan yağış ortalaması, batı bölgelerinde 127 milimetreye düşer. Buharlaşmanın yüksek seviyede olması, ülkede her zaman kuraklık tehlikesinin bulunmasına sebeb teşkil eder. İç kesimlerde yağışlar umûmiyetle fırtınalı ve dolu şeklinde meydana gelir.Kış mevsimlerinde Antarktika'dan gelen soğuk hava akımları, ülke üzerinde bâzan geçici de olsa soğuk ve yağışlı mevsimler hâsıl eder. Tabiî Kaynaklar Güney Afrika'da bitki örtüsü, ormanlar, savanlar, otlaklar, yarıçöller, çöller ve makiler olmak üzere beş bölümde toplanır. Genel olarak tropik ve subtropik olmak üzere iki tip orman mevcuttur. Ormanlar, yağışların en fazla olduğu doğudaki dağ yamaçlarında yer alır. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu güney bölgelerinde Akdeniz bitki örtüsü olan makiler yer alır. İç bölgelere gidildikçe ormanlık bölgeler yerlerini savanlara bırakır. Savanlar ise yağışların az olduğu batı bölgelerinde otlaklar hâline döner. Ülkenin kuzeyinde yer alan Kalahari Çölünün güneyi ile batıdaki Namib Çölü, çöl bitkilerinin bulunduğu bölgelerdir. Batıdaki Namib Çölünde bol bulunan Cape maunu ve Cape abanozu gibi mobilyacılıkta kullanılan kıymetli ağaçlar, artık kalmamıştır. Düzensiz avlanma, yabânî hayvanların neslinin tükenmesine sebeb olmaktadır. Bu durum karşısında ülkenin çeşitli bölgeleri Millî Park îlân edilerek, bu bölgelerde mevcut hayvan nesli korunmaya çalışılmaktadır. Yabânî hayvanlardan aslan, antilop, suaygırı, gergedan, zürâfa, leopar, Afrika filleri, zebralar, geyik, ceylan, pars, yaban kedisi, vaşak, tilki, çakal başta gelenleridir. Kokarca, su samuru, sansar, yabânî tavşan ve binlerce yılan çeşidi, ülkenin yabânî hayvanlarındandır. Güney Afrika'nın bu tabiat zenginliğini ağaçlardaki binlerce kuş ile denizlerdeki balık ve kuş türleri tamamlar. Tropik karakterli kuşlardan muhabbet kuşu, papağan, kırlangıç, incir kuşu, bahçe öteğengili, çeşitleri ile penguen, albatros, yelkovan kuşuna benzer deniz kuşları bol miktarda mevcuttur. Ülkenin güney sâhillerinde çıkan fok balıkları da bu tabiî güzelliklerin tamamlayıcı unsurlarındandır. Tabiî kaynaklarından olan maddelerin en kıymetlileri Güney Afrika'da bol miktarda bulunmaktadır. En önemli mâdenleri altın, vanadyum, elmas, platin, uranyum, manganez, krom, demir cevheri, asbest, antimon, kömür, kalay, bakır, tungsten, mika ve nikeldir. Bunların hâricinde otuz beş değişik mâden de bulunmaktadır. Nüfus ve Sosyal Hayat 38.160.000 olan Güney Afrika nüfûsu, dört farklı etnik gruptan meydana gelmektedir. Siyahlar ve Bantular % 70 ile en kalabalık grubunu teşkil ederler. Beyazlar % 17, melezler % 10 ve Asyalılar ise % 3 ile nüfûsun kalan bölümünü meydana getirirler. Beyazlar Hollanda, İngiliz, Fransız ve Alman menşelidir. Beyaz halkın hayat şartları ve kültür yapıları Batı Avrupa halkı gibidir. Beyazlar had safhada tatbik ettikleri ırkçılık sebebiyle ülke nüfûsunun çoğunluğunu teşkil eden siyahlara son derece ucuz fiyatlarla ve ağır şartlarda iş yaptırmaktadırlar. Siyahlar ve Bantular umûmiyetle Hotantolar ve diğer Afrika yerlilerinin karışımından meydana gelmişlerdir. Bunlar Cape Town bölgesinde yoğundurlar. Hint menşeili olan Asyalılar, on dokuzuncu asırda Güney Afrika'daki şekerkamışı çiftliklerinde çalıştırılmak üzere getirilmişlerdir. Irkçılık politikasının bir netîcesi olarak beyazlar, zenciler ve Bantular, melezler ile Asyalılar için birbirinden farklı yerleşim bölgeleri, siyâsî ve iktisâdî haklar mevcuttur. Güney Afrika Cumhûriyetinde her etnik grubun ayrı okulları vardır. Beyazlar için büyük bir serbestlik olmasına rağmen, diğer grupların okulları hükûmet kontrolündedir. Ülkede mevcut olan 16 üniversiteden 11'i beyazlar, 5'i ise diğer gruplara âittir. Okuma yazma bilenlerin oranı % 80'dir. Fakat bu rakam ülke nüfûsunun tamâmına göredir. Nüfûsu meydana getiren gruplarda bu rakam çok düşük seviyededir. Meselâ Bantularda okuma yazma bilenlerin oranı % 50'dir. Resmî dil olarak Afrikaner ve İngilizce kullanılır. Afrikaner dili, Holanda lisanı ile Afrika yerlilerinin lisanlarının karışımından, Hollanda lisanı ağırlıklı beyazlar tarafından türetilmiş bir lisandır. Beyazlar, zenciler, melezler ve Asyalılar dâimâ Afrikaner lisanını kullanırlar. Bantular ise kendi dillerini kullanmaya devâm etmektedirler. Beyazların Avrupaî bir hayat tarzına sâhib olmalarına karşılık, diğer etnik gruplar sefil ve yoksul bir hayat sürmektedirler. Güney Afrika halkından dînî inanış olarak Bantuların % 32'si Anemist, kalan % 68'i ise Hıristiyandır. Hıristiyan olanlar ise Methodist (bir Protestan mezhebi) Anglikan, Roma Katolik ve Protestan mezheplerine bağlıdır. Beyazların bir kısmı özellikle Hollanda asıllılar Protestan, kalanları ise İngiliz Anglikan mezhebine tâbidirler. Melezlerin ise % 90'ı Hıristiyandır. Umûmiyetle Hintlilerin meydana getirdiği Asyalıların ise yaklaşık % 73'ü Hindu, % 20'si Müslümandır. Siyâsî Hayat Cumhûriyetle yönetilir. Yönetime zencilerin, melezlerin ve Asyalıların katılma hakları yoktur. İdârî bakımdan dört büyük eyâlete ayrılmıştır. Bunlar Ümit Burnu, Natal, Transvaal ve Orange eyâletidir. Bantuların dokuz yerleşme bölgelerinden birisi olan Transkei, Ümit Burnu eyâleti içersindedir. Bu bölge bağımsız bir yönetime 1963'te kavuşmuştur. Bantu bölgeleri için 1959'da verilen bağımsız olma hakkı üzerine Transkei bölgesini tâkiben Xhosa, Zula, Tswana, Bapedi ve Sotho bölgeleri de bağımsızlığa kavuşmuştur. Güney Afrika Cumhûriyetinde, ülkenin yasama başşehri Cape Town, yargı başşehri Bloem Fontein, idârî (yürütme) başşehri ise Pretoria'dır. Komşusu olan Nambiya'nın Caprivi Strip bölgesi, yönetim olarak Güney Afrika Cumhûriyetine, Güney Afrika Cumhûriyetinin bir bölgesi olan Walvis Bay ise Nambiya'ya bağlıdır. Cape Town şehrine güney-doğu istikâmetinde 1900 km mesâfede, Hint Okyanusundaki Marian ve Prince Edward adaları da Güney Afrika Cumhûriyetine bağlıdır. Parlamento, Millet Meclisi ve Senatodan müteşekkildir. Cumhurbaşkanı parlamento tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı parlamentodan, başbakanı seçer. Ekonomi Güney Afrika Cumhuriyeti ekonomik olarak gelişmiş ülkeler arasındadır. Ekonomik gelişmenin sağladığı refah dağılımı etnik gruplara göre çok farklılık gösterir. Dünyâda önceleri bir tarım ve hayvancılık ülkesi olarak tanınan Güney Afrika, 19. asrın sonlarında zengin mâden yataklarının bulunmasıyla gelişmiş ülkeler arasında yer almaya başladı.Zirâate elverişli toprakların hemen hemen tamâmına yakın bir kısmı beyazların elindedir. Ülke topraklarının ancak % 10'u zirâate elverişlidir. Temel zirâat ürünlerini mısır, yerfıstığı, patates ve buğday teşkil eder. Tropikal meyveler ve turunçgiller de yetiştirilir. Tâze ve konserve meyve, en önemli zirâî ihraç ürünleridir. Ayrıca önemli ölçüde üzüm yetiştirilir. Zirâî ürünlerden şeker, tütün ve çiçek ihraç edilebilecek bir seviyede üretilir. Hayvancılıkta dünyâ ülkeleri arasında söz sâhibidir. Güney Afrika, topraklarının % 70'ini otlak olarak kullanır. Yetiştirdiği koyun sayısı ile dünyâda yedinci sırada bulunan ülkede sığır üretimi de önemli bir seviyededir. Yün üretiminde dünyâda beşinci sırada bulunmaktadır. Ülkede yün üretiminin % 60'ı Cape Pravince bölgesinde yapılır. Bu bölgedeki karakul koyunlarının derileri makbuldür. Ülkedeki Angora keçileri ise en güneyde beslenir. Tiftik keçisi üretiminde dünyâda üçüncü sırayı almaktadır. Daha ziyâde kuzey ve batıda beslenen sığırların et ve sütlerinden istifâde edilir. Balıkçılık önemli bir seviyededir. Balıkçılığın % 90'ı batı sâhillerinin soğuk sularında yapılır. Cape Town, ülkenin en büyük balıkçılık limanıdır. Sardalya, morino, istakoz ve yengeç en çok avlanan su ürünlerindendir. Açık deniz balıkçılığı, özellikle balina avcılığı her geçen gün gelişmektedir. Balık ürünleri sanâyii kurulmuştur. Mâden rezervlerinin zenginliği ve işletilmesi ekonominin çehresini değiştirmiştir. Dünyâ altın üretiminin % 70'ini, elmas üretiminin % 65'ini, vanadyum üretiminin % 45'ini Güney Afrika yapmaktadır. Ülkedeki mevcut yedi altın yatağı 500 kilometrelik bir yay meydana getirir. Doğudan batıya uzanan başlıca elmas yatakları, Kumberley, Jagersfantain, Finsch, Pratoria'dadır. Transvaal ve Natal'da büyük kömür yatakları vardır. Ülkede büyük miktarlarda platin, uranyum, manganez, krom, demir cevheri, asbest ve antimon üretilir. Bunların hâricinde 40 değişik mâden daha üretilmektedir. Gümüş ve Uranyum işleyen 30 kadar tesis vardır. Sanâyii, tabiî zenginliklerin değerlendirilmesine paralel olarak bir ilerleme kaydetmiştir. Afrika'nın sanâyide en gelişmiş ülkesidir. Yılda beş milyon ton üretim yapan demirçelik tesisleri, modern kimyâ sanâyii, gıdâ sanâyii (konservecilik, şeker, et ve balık), yünlü ve pamuklu dokumacılık sanâyii bu yöndeki en önemli tesisleridir. Îmâlât sektörü dört yerde yoğunlaşmıştır. Transvaal (üretimin % 47'si buradan elde edilir), Durban/Piretown (% 14 üretim oranı), Batı Cape (% 11 üretim oranı) ve Part Elizabeth/Vitenhage (% 8 üretim oranı) sözkonusu bölgelerdir. Azınlık beyazlar, ülke ekonomisinin her sâhasında diğer etnik grupları ucuz işgücü olarak kullanmaktadırlar.Zengin olmasına rağmen, adâletsiz gelir dağılımı, azınlığın çoğunluğa tahakkümü, insanları köle gibi kullanma (Haçlı zihniyeti) sebepleri insanlarını devamlı huzursuz etmektedir. Afrika kıtasında üretilen toplam elektriğin % 57'si bu ülkede elde edilmektedir. Kömürlü termik santrallerinin yoğunlukta olduğu Güney Afrika'da son zamanlarda hidroelektrik santraller önem kazanmaktadır. 2000 yılında tamamlanacak bir projeye göre, ülke 20 yeni hidroelektrik santrale kavuşacaktır. Ülkede ayrıca kendi çıkardığı uranyumla çalışan bir nükleer santral vardır. Turizm son senelerde büyük bir gelişme göstermiştir. Son on yılda gelen turistlerin sayısı iki katına çıkarak bir milyona ulaşmıştır. En çok turist çeken yerler temiz ve güneşli plajlar, av için tahsis edilen yerler ve göz alıcı manzaralara sâhip millî parklardır. Güney Afrika Cumhûriyeti modern ve randımanlı bir ulaşıma sâhiptir. Kaplanmış yollar, ülkenin her yerine girmiştir. 31.500 km'lik demiryolu ağı da yük taşımacılığının büyük bir kısmını üstlenir. Dört büyük liman vardır. Bunlar Durban (yükün % 60'ını), Cape Town, Port Elizabeth ve East London'dır. Güney Afrika havayolları iç ve dış hatlarda çalışır. Johannesburg, en büyük havaalanıdır. Ticâretini umûmiyetle gelişmiş ülkelerle yapar. Bunlardan ABD, Japonya, İngiltere ve Almanya en başta gelenleridir. Komşu ülkeleri ile olan gümrük birliği sâyesinde bu ülkeler Güney Afrika Cumhûriyetinin pazarıdır. Altın, elmas, bakır ve diğer mâdenler ile meyve, demirçelik, tahıl, yün, şeker, deri ve deri mâmülleri ülkenin ihrâç ürünlerinin başında gelir. İthal ettiği ürünler ise makina ve ulaşım techizâtı, bâzı kimyevî maddeler, petrol, çeşitli gıdâ maddeleri ve metallerdir.