Akka Kalesi’ni Cezzar Ahmet Paşa savunuyordu. Bu Paşa’mız seksen yaşlarında bir kahramandı.

Napolyon Bonapart, saldırıya geçmeden önce Akka Kalesi Komutanı Cezzar Ahmet Paşa’ya bir mektup gönderir. Mektupta şu ifadeler yer almıştır:

“Senin gibi yaşlı bir ihtiyarla uğraşmak bana bir şey kazandırmaz. Önümde durma, kaleyi teslim et.”

Cezzar Ahmed Paşa’nın cevabı çok serttir:

“- Allah’ın bize bu yaşta şahadeti lütfetmesi, rütbelerin en büyüğüdür. Gücünüz yeterse gelir, alırsınız.”

Bu sert cevabı alan Napolyon, hiç zaman geçirmeden Akka Kalesi’ne hücum etti. Kuşatma 46 gün sürdü. Bütün gayretler nafile. İşin ciddiyetini anlayan Napolyon danışmanlarını toplayıp durum muhakemesi (değerlendirmesini) yapar ve bir subayıyla Cezzar Ahmed Paşa’ya ikinci mektubunu gönderir:

“- Saygı değer Ahmed Paşa! Kaleyi kahramanca savundun. Tebrik ederim. Bu kahramanlığın sebebiyle senin ve askerlerinin canına dokunmayacağım. Dilediğin yere gidebileceksin. Kaleyi teslim et.”

Akka Kalesi’ni savunan Paşa’nın Napolyon’a ikinci mektubu birinci mektubundan daha serttir. Mektubunda der ki:

“- Devlet bu kaleyi düşmana teslim edelim diye bizi vezir yapmadı. Osmanlının emanete hıyanet etmediğini bilmez misiniz?…

Bu cevabı alan Napolyon’un hayalleri yıkılır. Büyük hayal kırıklığı ile kendisini toparlaamak için saldırıya birkaç gün daha devam ederse de, netice alamayınca kuşatmaya son verir..